Ben Sarı Gelin! Bahtsız,kimsesiz…Neredesiniz ? Duvağım çalınırken de yoktunuz..Saçlarım yolunurken de…Toprağım bölünürken de…Neredesiniz ?….
Ben Sarı Gelin!..Toprak kadar yaşlıyım...Dünya kadar..Tarih kadar…Sizin gelininizim..Sizin adaklınız..Sizin çocuğunuz….Şimdi yabancı ağızlarda anlamsız bir türkü oluverdim birdenbire…Neredesiniz?
Ben Sarı Gelin!..Muradını alamamış..kimsesiz,yetim…Ne kadar uzaktasınız…Bu toprak benim..İnsanlar yabancı..Bu nağme benim..Çalanlar yabancı..Hangi dağlarda dolaşsam benim değil..Hangi dudağa konsam soğuk…Sahte bir tebessüm gibi…Neredesiniz?.
Artık saçlarım da uzun değil..Bakü’de kestiler onları…20 ocak 1990’da…Hocalı’da kopardılar kökünden 26 şubat 1992’ de…Nerede sahipsiz ceset bulursanız benim saçımdan bir tel dağıldı oralara…Hazara atıldı başsız bedenlerim….Neredesiniz?
Ben Sarı Gelin!. Kerkük’te gömdüler beni , Musul’da ,Tebriz!de,Sincan’da(Sinkiang) …Neredesiniz ?Ben Sarı Gelin! ..Kuzularım dağılmış , çobanı yok …Duman tütmüyor bacalardan…
İçimden neler geçiyor..Yüreğimde neler var biliyor musunuz ? .Bilemezsiniz .. Bilemezsiniz..Artık nağmelerimiz aynı akortta değil…Sizin idealleriniz ulaşmıyor benim tutsak olduğum dağlara..Bahaneler üretmekle meşgulsünüz vicdanınıza..Korkularınıza uygun yalanlar uydurmakla..
Ben bir ölüyüm artık…Sizleri görüyorum bazen…Okşamak istiyorum..Ellerim kelepçeli..haykırmak istiyorum.. Ağzım kapalı..Ağlıyorum… Nefesim mezarlıktaki otları kıpırdatıyor sadece…
Beni kimlere bıraktınız böyle?
Bir şarkı fısıldanır ufuklardan,kısık bir sesle..İnsanların yiğit,atların keher olduğu çağlardan..
Nebinin bığları eşme eşmedi
Papağı gülleden deşme deşmedi
Nebinin atını heç at keçmedi
Qoy mana desinler ay nadan nebi
Sahi Nebiyi öldürdüler değil mi?Öyle ya Nebiden sonra bütün atlar geçildi artık..Topraktan pay olmaz dediler..Pay oldu değil mi?Nebi öldü…Eğer Nebiler de öldüyse..Ben ebediyen burada tutsak mı kalacağım?… Esir topraklarda,yad ağızlarda..?
Her sabah dolaşırım o dağları,içimde yüzlerce yıllık hasret..Saçlarını okşarım öksüz çocukların.Bana bakıp ağlaşırlar…Onların mezarlarını kime emanet ettiniz…Fatihaları neyle gönderiyorsunuz…Hala şen şarkılar çalıyor musunuz? Hala onları dinliyor musunuz ? Peki hangi yüzle?…
Ben Sarı gelin..Ben bir sır değilim,bir sihir..bir heyecan…Ben umudu elinden alınmış bir Azeri-Türk geliniyim..Her gelinin duvağında benden bir parça var..Her ninenin ağıdında..
Qarabağda talan var
Gözü yolda qalan var..
Ben o talan olan yurtların gözü yolda kalanıyım..Saçlarını yolanıyım..
Bir kişinin yetim qalan balasıyam balası men
Bu dünyadan qisasımı alasıyam alası men.
Gidi dünya…
Hangi yitiğin ,hangi acının kısası alındı ki umutla sesleniyorum.?.Benimle beraber umutlarınız da kaldı oralarda,onurlarınız da…Bütün masallarınız toprağa gömülü kaldı,bütün destanlarınız yarım..Kimliğiniz o taş abidelerin altında..Akbürçeklerin ağzında ebedi bir ağıt,aksakalların dudakları mühürlü..Yüzleri taşlaşmış..
Ben Sarı gelin…Satılan topraklardan sesleniyorum ..Duymuyor musunuz?
Vetenden doymuşam Nebi qınama
Dur gedek bu xelgi artıq sınama.
-Dur görüm bu ağaç benzir anama..
Telinden qoy qırım bir saçaq Nebi…
….Sarı Gelin
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder